Sure 18: Mağara
(El-Kehf)
Ayet Numarası: 18.1
Ayet Konusu
الحمد لله الذي انزل على عبده الكتاب ولم يجعل له عوجا
Kuluna bu kutsal yazıyı vahyeden ve onu kusursuz hale getiren TANRI’ya övgüler olsun.
Ayet Numarası: 18.2
Ayet Konusu
قيما لينذر باسا شديدا من لدنه ويبشر المؤمنين الذين يعملون الصالحات ان لهم اجرا حسنا
O’ndan gelecek şiddetli azaba karşı uyarmak ve doğru bir hayat süren imanlılara ise cömert bir karşılık kazandıklarını müjdelemek için mükemmel bir (kutsal yazı).
Ayet Numarası: 18.3
Ayet Konusu
ماكثين فيه ابدا
Ki içinde sonsuza dek kalırlar.
Ayet Numarası: 18.4
Ayet Konusu
وينذر الذين قالوا اتخذ الله ولدا
Ve “TANRI bir oğula baba oldu!” diyenleri uyarmak için.
Ayet Numarası: 18.5
Ayet Konusu
ما لهم به من علم ولا لابائهم كبرت كلمة تخرج من افواههم ان يقولون الا كذبا
Onların bu konuda hiçbir bilgileri yoktur, atalarının da yoktu. Ağızlarından nasıl bir küfür çıkıyor! Söyledikleri kocaman bir yalan.
Ayet Numarası: 18.6
Ayet Konusu
فلعلك باخع نفسك على اثارهم ان لم يؤمنوا بهذا الحديث اسفا
Bu anlatıya verdikleri tepkiden ve onu inkâr etmelerinden ötürü kendini suçluyor olabilirsin; üzülüyor da olabilirsin.
Dünyanın Sonu
Ayet Numarası: 18.7
Ayet Konusu
انا جعلنا ما على الارض زينة لها لنبلوهم ايهم احسن عملا
Onları test etmek için yeryüzündeki her şeyi süsledik ve bu sayede aralarından doğruluğa çalışanları ayırt ediyoruz.
Ayet Numarası: 18.8
Ayet Konusu
وانا لجاعلون ما عليها صعيدا جرزا
Kaçınılmaz bir şekilde, tamamen çorak bırakmak suretiyle üzerindeki her şeyi yok edeceğiz.*
Mağara Sakinleri
Ayet Numarası: 18.9
Ayet Konusu
ام حسبت ان اصحاب الكهف والرقيم كانوا من اياتنا عجبا
Mağara halkı ve onlarla ilişkili rakamları sana başka ne için anlattığımızı sanıyorsun ki? Onlar bizim şaşılacak işaretlerimizdendir.
Ayet Numarası: 18.10
Ayet Konusu
اذ اوى الفتية الى الكهف فقالوا ربنا اتنا من لدنك رحمة وهيئ لنا من امرنا رشدا
Gençler mağaraya sığındıklarında şöyle dediler, “Rabbimiz! Bize rahmetini yağdır ve işlerimizi rehberliğinle nimetlendir.”
Ayet Numarası: 18.11
Ayet Konusu
فضربنا على اذانهم في الكهف سنين عددا
Sonra, önceden belirlenmiş bir sayıdaki yıl için mağarada onların kulaklarını mühürledik.
Ayet Numarası: 18.12
Ayet Konusu
ثم بعثناهم لنعلم اي الحزبين احصى لما لبثوا امدا
Daha sonra da iki taraftan hangisinin onların orada kalış süresini hesaplayabileceğini görmek için onları dirilttik.
Ayet Numarası: 18.13
Ayet Konusu
نحن نقص عليك نباهم بالحق انهم فتية امنوا بربهم وزدناهم هدى
Onların tarihini sana gerçek olarak aktarıyoruz. Onlar Rablerine iman etmiş gençlerdi ve biz de onların hidayetini artırdık.
Ayet Numarası: 18.14
Ayet Konusu
وربطنا على قلوبهم اذ قاموا فقالوا ربنا رب السماوات والارض لن ندعو من دونه الها لقد قلنا اذا شططا
Onlar ayağa kalkıp şöyle ilan ettiklerinde onların kalplerini sağlamlaştırdık: “Bizim tek Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir. Asla O’nun yanında başka bir tanrıya tapmayacağız. Aksi halde tamamen sapmış oluruz.
Ayet Numarası: 18.15
Ayet Konusu
هؤلاء قومنا اتخذوا من دونه الهة لولا ياتون عليهم بسلطان بين فمن اظلم ممن افترى على الله كذبا
“İşte bizim halkımız, O’nun yanına tanrılar yerleştiriyorlar. Duruşlarını destekleyecek herhangi bir kanıt getirseler ya! Yalanlar uydurup onları TANRI’ya atfeden kişiden daha fena kimdir?
Efes’in<br>Yedi Uyuyanları*
Ayet Numarası: 18.16
Ayet Konusu
واذ اعتزلتموهم وما يعبدون الا الله فاووا الى الكهف ينشر لكم ربكم من رحمته ويهيئ لكم من امركم مرفقا
“Madem onlardan ve onların TANRI’dan başkalarına tapmalarından sakınmak istiyorsunuz,* öyleyse mağaraya sığınalım. Rabbiniz üzerinize rahmetini yağdırsın ve sizi doğru karara yönlendirsin.”
Bir Rehber Öğretmen<br>bir Ön-Şarttır
Ayet Numarası: 18.17
Ayet Konusu
وترى الشمس اذا طلعت تزاور عن كهفهم ذات اليمين واذا غربت تقرضهم ذات الشمال وهم في فجوة منه ذلك من ايات الله من يهد الله فهو المهتد ومن يضلل فلن تجد له وليا مرشدا
Güneş’in, doğduğunda mağaralarının sağ tarafından geldiğini ve battığında ise onlar oradaki oyukta yatarlarken sol taraftan üzerlerine ışıldadığını görürdün. Bu, TANRI’nın işaretlerinden biridir.* TANRI kime rehberlik ederse, o gerçekten hidayete ermiş kişidir ve O kimi saptırırsa, sen onun için bir rehber öğretmen bulamayacaksın.
Ayet Numarası: 18.18
Ayet Konusu
وتحسبهم ايقاظا وهم رقود ونقلبهم ذات اليمين وذات الشمال وكلبهم باسط ذراعيه بالوصيد لو اطلعت عليهم لوليت منهم فرارا ولملئت منهم رعبا
Onlar aslında uyurlarken, sen onların uyanık olduğunu zannederdin. Köpekleri kollarını ortalarında uzatmışken, biz onları sağ tarafa ve sol tarafa çeviriyorduk. Eğer onlara baksaydın, dehşete kapılarak onlardan kaçardın.
Ayet Numarası: 18.19
Ayet Konusu
وكذلك بعثناهم ليتساءلوا بينهم قال قائل منهم كم لبثتم قالوا لبثنا يوما او بعض يوم قالوا ربكم اعلم بما لبثتم فابعثوا احدكم بورقكم هذه الى المدينة فلينظر ايها ازكى طعاما فلياتكم برزق منه وليتلطف ولا يشعرن بكم احدا
Onları dirilttiğimizde, birbirlerine “Ne zamandır buradaydınız?” diye sordular. “Bir gün ya da günün bir parçası kadar buradaydık” diye cevap verdiler. “Burada ne kadar kaldığımızı en iyi Rabbiniz bilir, şimdi içimizden birini bu parayla şehre gönderelim. Gidip bize en temiz yiyeceği getirsin ve bazı şeyler satın alsın. Göze batmamaya çalışsın ve dikkat çekmesin.
Ayet Numarası: 18.20
Ayet Konusu
انهم ان يظهروا عليكم يرجموكم او يعيدوكم في ملتهم ولن تفلحوا اذا ابدا
“Eğer sizi fark ederlerse, sizi taşlarlar yahut sizi dinlerine geri döndürmeye zorlarlar, o zaman asla başarıya ulaşamazsınız.”
Dünyanın Sonu<br>ile Bağlantı*
Ayet Numarası: 18.21
Ayet Konusu
وكذلك اعثرنا عليهم ليعلموا ان وعد الله حق وان الساعة لا ريب فيها اذ يتنازعون بينهم امرهم فقالوا ابنوا عليهم بنيانا ربهم اعلم بهم قال الذين غلبوا على امرهم لنتخذن عليهم مسجدا
Biz onların fark edilmelerini sağladık ki, herkes TANRI’nın vaadinin gerçek olduğunu anlasın ve dünyanın sonu ile ilgili tüm şüpheler ortadan kalksın.* Ardından insanlar kendi aralarında onlarla alakalı tartıştılar. Bazıları “Onların çevresine bir bina inşa edelim” dedi. Onları en iyi bilen Rableridir. Baskın çıkanlar ise, “Biz onların çevresine bir ibadet yeri inşa edeceğiz” dediler.
Ayet Numarası: 18.22
Ayet Konusu
سيقولون ثلاثة رابعهم كلبهم ويقولون خمسة سادسهم كلبهم رجما بالغيب ويقولون سبعة وثامنهم كلبهم قل ربي اعلم بعدتهم ما يعلمهم الا قليل فلا تمار فيهم الا مراء ظاهرا ولا تستفت فيهم منهم احدا
Bazıları, “Onlar üçtü; dördüncüleri köpekleriydi” derken, başkaları tahminde bulunarak, “Beş; altıncıları köpekleriydi” derler. Başkaları da “Yedi” dedi ve sekizincileri köpekleri idi. De ki, “Onların sayısını en iyi bilen Rabbimdir.” Doğru sayıyı yalnızca birkaçı bildi. Bu nedenle, onlarla tartışma; sadece onlarla iyi geçin. Bu konuda kimseye danışmak zorunda değilsin.
Her Fırsat Bulduğumuzda<br>Tanrı’yı Hatırlamak
Ayet Numarası: 18.23
Ayet Konusu
ولا تقولن لشيء اني فاعل ذلك غدا
Gelecekte herhangi bir şey yapacağını söyleme,
Ayet Numarası: 18.24
Ayet Konusu
الا ان يشاء الله واذكر ربك اذا نسيت وقل عسى ان يهدين ربي لاقرب من هذا رشدا
“TANRI irade ediyorsa” demedikçe.* Eğer bunu yapmayı unutursan, hemen Rabbini hatırlamalı ve “Rabbim bir dahaki sefere daha iyisini yapmak için bana rehberlik etsin” demelisin.
300 + 9*
Ayet Numarası: 18.25
Ayet Konusu
ولبثوا في كهفهم ثلاث مائة سنين وازدادوا تسعا
Onlar mağaralarında üç yüz yıl kalıp dokuz artırdılar.*
Ayet Numarası: 18.26
Ayet Konusu
قل الله اعلم بما لبثوا له غيب السماوات والارض ابصر به واسمع ما لهم من دونه من ولي ولا يشرك في حكمه احدا
De ki, “Onların orada ne kadar kaldıklarını en iyi bilen TANRI’dır.” O, göklerdeki ve yerdeki tüm sırları bilir. Sen O’nun lütfu ile görebilirsin; Sen O’nun lütfu ile işitebilirsin. Sizin O’nun yanında bir Sahibiniz ve Efendiniz yoktur ve O, Kendi saltanatına asla hiçbir ortağın iştirak etmesine izin vermez.
Ayet Numarası: 18.27
Ayet Konusu
واتل ما اوحي اليك من كتاب ربك لا مبدل لكلماته ولن تجد من دونه ملتحدا
Rabbinin kutsal yazısından sana vahyedileni oku. O’nun kelimelerini yürürlükten kaldıracak hiçbir şey yoktur ve sen onun yanında başka bir kaynak da bulamazsın.
Kuran Çalışma Grupları
Ayet Numarası: 18.28
Ayet Konusu
واصبر نفسك مع الذين يدعون ربهم بالغداة والعشي يريدون وجهه ولا تعد عيناك عنهم تريد زينة الحياة الدنيا ولا تطع من اغفلنا قلبه عن ذكرنا واتبع هواه وكان امره فرطا
Gece gündüz Rablerine tapınıp yalnızca O’nu arayanlarla birlikte olmak için kendini zorla. Bu dünyanın gösterişini arayarak gözlerini onlardan kaçırma. Kalplerini mesajımıza karşı ilgisiz kıldıklarımıza, yani kendi arzularını takip eden ve önceliklerini karıştırmış olan kimselere de uyma.
Mutlak Din Özgürlüğü
Ayet Numarası: 18.29
Ayet Konusu
وقل الحق من ربكم فمن شاء فليؤمن ومن شاء فليكفر انا اعتدنا للظالمين نارا احاط بهم سرادقها وان يستغيثوا يغاثوا بماء كالمهل يشوي الوجوه بئس الشراب وساءت مرتفقا
İlan et: “Bu, Rabbinizden bir gerçektir,” o halde bırak isteyen iman etsin, isteyen inkâr etsin. Biz, haddi aşanlar için onları tamamen saracak bir ateş hazırladık. Yardım için feryat ettiklerinde, onlara konsantre asit gibi yüzleri haşlayan bir sıvı verilir. Ne berbat bir içecek! Ne berbat bir kader!
Ayet Numarası: 18.30
Ayet Konusu
ان الذين امنوا وعملوا الصالحات انا لا نضيع اجر من احسن عملا
İman edip doğru bir hayat sürenlere gelince, biz doğruluğa çalışanları asla karşılıksız bırakmayız.
Ayet Numarası: 18.31
Ayet Konusu
اولئك لهم جنات عدن تجري من تحتهم الانهار يحلون فيها من اساور من ذهب ويلبسون ثيابا خضرا من سندس واستبرق متكئين فيها على الارائك نعم الثواب وحسنت مرتفقا
Onlar, içinden ırmaklar akan Aden bahçelerini hak ettiler. Orada altın bileziklerle süslenecekler, yeşil ipek ve kadifeden giysiler giyecekler ve rahat mobilyalar üzerine yaslanacaklar. Ne harika bir ödül; ne harika bir mesken!
Bir Put Olarak Mal-Mülk*
Ayet Numarası: 18.32
Ayet Konusu
واضرب لهم مثلا رجلين جعلنا لاحدهما جنتين من اعناب وحففناهما بنخل وجعلنا بينهما زرعا
Onlara iki adamın örneğini ver: Onlardan birine hurma ağaçlarıyla çevrili ve aralarında başka ekinlerin de olduğu iki üzüm bahçesi vermiştik.
Ayet Numarası: 18.33
Ayet Konusu
كلتا الجنتين اتت اكلها ولم تظلم منه شيئا وفجرنا خلالهما نهرا
Her iki bahçe de mahsullerini tam zamanında ve bol bol verirdi, çünkü biz onların arasından bir nehir akıtıyorduk.
Ayet Numarası: 18.34
Ayet Konusu
وكان له ثمر فقال لصاحبه وهو يحاوره انا اكثر منك مالا واعز نفرا
Bir keresinde, hasattan sonra, övünerek arkadaşına dedi ki: “Ben senden çok daha zenginim ve insanların daha fazla saygı göstermesini hak ediyorum.”
Ayet Numarası: 18.35
Ayet Konusu
ودخل جنته وهو ظالم لنفسه قال ما اظن ان تبيد هذه ابدا
Bahçesine girdiği zaman, şöyle söyleyerek ruhuna kötülük etti, “Bunun hiçbir zaman biteceğini de sanmıyorum.
Ayet Numarası: 18.36
Ayet Konusu
وما اظن الساعة قائمة ولئن رددت الى ربي لاجدن خيرا منها منقلبا
“Dahası, bence hepsi bundan ibaret; Saat’in (Ahiretin) hiçbir zaman gerçekleşeceğini sanmıyorum. Rabbime döndürülsem bile, orada daha iyisine sahip olacak (kadar akıllı olacağım).”
Ayet Numarası: 18.37
Ayet Konusu
قال له صاحبه وهو يحاوره اكفرت بالذي خلقك من تراب ثم من نطفة ثم سواك رجلا
Arkadaşı onunla tartışırken kendisine şöyle dedi, “Sen, seni topraktan, sonra da ufacık bir damladan yaratıp, ardından seni bir adama tamamlayanı mı inkâr ettin?
Ayet Numarası: 18.38
Ayet Konusu
لكنا هو الله ربي ولا اشرك بربي احدا
“Bana gelince, benim Rabbim TANRI’dır ve ben asla Rabbimin yanına başka herhangi bir tanrı yerleştirmeyeceğim.
Önemli Buyruk
Ayet Numarası: 18.39
Ayet Konusu
ولولا اذ دخلت جنتك قلت ما شاء الله لا قوة الا بالله ان ترن انا اقل منك مالا وولدا
“Bahçene girdiğin zaman şöyle demeliydin, ‘Bunu bana TANRI verdi (MaşaAllah), TANRI’dan başka hiç kimsenin gücü yoktur (La Kuvvete İlla Billah).’ Benim senden daha az paraya ve daha az evlada sahip olduğumu görüyor olabilirsin.
Ayet Numarası: 18.40
Ayet Konusu
فعسى ربي ان يؤتين خيرا من جنتك ويرسل عليها حسبانا من السماء فتصبح صعيدا زلقا
“Rabbim senin bahçenden daha iyisini bana bahşedebilir. Senin bahçene de gökyüzünden, tamamen çorak bırakarak yok edecek şiddetli bir fırtına gönderebilir.
Ayet Numarası: 18.41
Ayet Konusu
او يصبح ماؤها غورا فلن تستطيع له طلبا
“Veyahut onun suyu, senin ulaşamayacağın kadar derine çekilebilir.”
Ayet Numarası: 18.42
Ayet Konusu
واحيط بثمره فاصبح يقلب كفيه على ما انفق فيها وهي خاوية على عروشها ويقول يا ليتني لم اشرك بربي احدا
Nitekim ekinleri yok edildi ve mal-mülkünün çorak kesilmesiyle, boşu boşuna harcadıklarına dövünerek kederli bir sona uğradı. Sonunda dedi ki “Keşke mal-mülkümü Rabbimin yanına bir tanrı olarak hiç koymasaydım.”
Ayet Numarası: 18.43
Ayet Konusu
ولم تكن له فئة ينصرونه من دون الله وما كان منتصرا
TANRI’ya karşı, yeryüzündeki hiçbir güç ona yardım edemezdi, onun herhangi bir yardım alması da mümkün değildi.
Ayet Numarası: 18.44
Ayet Konusu
هنالك الولاية لله الحق هو خير ثوابا وخير عقبا
Bunun nedeni, tek gerçek Sahip ve efendinin TANRI olmasıdır; O, en iyi karşılığı verir ve O’nun yanındadır en güzel kader.
Ayet Numarası: 18.45
Ayet Konusu
واضرب لهم مثل الحياة الدنيا كماء انزلناه من السماء فاختلط به نبات الارض فاصبح هشيما تذروه الرياح وكان الله على كل شيء مقتدرا
Onlara bu hayatın örneğini ver, aynen su gibidir, ki onu gökten yeryüzünü bitkilerle donatmak için indiririz, sonra onlar rüzgârın savurduğu çer çöpe dönüşürler. TANRI’nın her şeyi yapmaya gücü yeter.
Önceliklerimizi Yeniden Düzenlemek
Ayet Numarası: 18.46
Ayet Konusu
المال والبنون زينة الحياة الدنيا والباقيات الصالحات خير عند ربك ثوابا وخير املا
Para ve evlatlar bu hayatın neşeleridir, fakat doğru işler, Rabbinden sonsuz bir ödül ve çok daha iyi bir umut sağlar.
Ayet Numarası: 18.47
Ayet Konusu
ويوم نسير الجبال وترى الارض بارزة وحشرناهم فلم نغادر منهم احدا
Gün gelecek, dağları silip yok edeceğiz ve sen yeryüzünü çorak olarak göreceksin. Biz, onların tek bir tanesini bırakmaksızın hepsini toplayacağız.
Ayet Numarası: 18.48
Ayet Konusu
وعرضوا على ربك صفا لقد جئتمونا كما خلقناكم اول مرة بل زعمتم الن نجعل لكم موعدا
Rabbinin huzuruna sırayla sunulacaklar. Tıpkı sizi ilk başta yarattığımız gibi bize tek kişi olarak geldiniz. Gerçekten de asla olmayacak diye iddia ettiğiniz şey budur.
Ayet Numarası: 18.49
Ayet Konusu
ووضع الكتاب فترى المجرمين مشفقين مما فيه ويقولون يا ويلتنا مال هذا الكتاب لا يغادر صغيرة ولا كبيرة الا احصاها ووجدوا ما عملوا حاضرا ولا يظلم ربك احدا
Kayıt gösterilecek ve suçluların onun içeriğinden korkuya kapıldığını göreceksin. Diyecekler ki “Vay halimize. Nasıl oluyor da bu defter küçük büyük saymadık hiçbir şey bırakmamış?” Önden getirmiş oldukları her şeyi bulacaklar. Rabbin hiç kimseye karşı asla adaletsiz değildir.
Tanrı’nın Yarattığı Varlıkların Sınıflandırılması
Ayet Numarası: 18.50
Ayet Konusu
واذ قلنا للملائكة اسجدوا لادم فسجدوا الا ابليس كان من الجن ففسق عن امر ربه افتتخذونه وذريته اولياء من دوني وهم لكم عدو بئس للظالمين بدلا
Biz meleklere, “Âdem’in önünde secdeye kapanın” dedik. Onlar secdeye kapandılar, Şeytan hariç. O bir cin oldu, çünkü Rabbinin emrine itaatsizlik etti.* Sizin düşmanlarınız olduğu halde, Benim yerime onu ve soyunu mu rabler olarak seçeceksiniz? Ne berbat bir değiş-tokuş!
Ayet Numarası: 18.51
Ayet Konusu
ما اشهدتهم خلق السماوات والارض ولا خلق انفسهم وما كنت متخذ المضلين عضدا
Ben onların göklerin ve yerin yaratılışına yahut kendi yaratılışlarına şahit olmalarına asla izin vermedim. Kötülerin Benim krallığımda çalışmasına da izin vermem.*
Ayet Numarası: 18.52
Ayet Konusu
ويوم يقول نادوا شركائي الذين زعمتم فدعوهم فلم يستجيبوا لهم وجعلنا بينهم موبقا
Gün gelecek, O şöyle diyecek, “Çağırın bakalım Benim yanımda tanrılar olduğunu iddia ettiğiniz o ortaklarımı,” onlara çağrıda bulunacaklar, fakat onlar kendilerine cevap vermeyecekler. Aşılamaz bir engel onları birbirinden ayıracaktır.
Ayet Numarası: 18.53
Ayet Konusu
وراى المجرمون النار فظنوا انهم مواقعوها ولم يجدوا عنها مصرفا
Suçlular Cehennemi görecekler ve onun içine düşeceklerini anlayacaklar. Oradan hiçbir kaçış yolları olmayacaktır.
İnkârcılar Kuran’ın Tam Oluşunu<br>Kabul Etmeyi Reddederler
Ayet Numarası: 18.54
Ayet Konusu
ولقد صرفنا في هذا القران للناس من كل مثل وكان الانسان اكثر شيء جدلا
Biz bu Kuran’da her türlü örneği verdik, fakat insanoğlu en tartışmacı varlıktır.
Ayet Numarası: 18.55
Ayet Konusu
وما منع الناس ان يؤمنوا اذ جاءهم الهدى ويستغفروا ربهم الا ان تاتيهم سنة الاولين او ياتيهم العذاب قبلا
Kendilerine rehberlik geldiği zaman insanları iman etmekten ve Rablerinden bağışlanma dilemekten alıkoyan şey, geçmiş nesillerle aynı (tür mucizeler) görmeyi talep etmeleri yahut azabı peşinen görmek için meydan okumalarından başkası değildi.
Ayet Numarası: 18.56
Ayet Konusu
وما نرسل المرسلين الا مبشرين ومنذرين ويجادل الذين كفروا بالباطل ليدحضوا به الحق واتخذوا اياتي وما انذروا هزوا
Biz elçileri sadece müjde vericiler ve aynı zamanda uyarıcılar olarak göndeririz. İnkâr edenler, gerçek olanı yenmek için sahte olan ile karşı gelirler ve Benim kanıtlarımı ve uyarılarımı boş verirler.
İlahi Müdahale
Ayet Numarası: 18.57
Ayet Konusu
ومن اظلم ممن ذكر بايات ربه فاعرض عنها ونسي ما قدمت يداه انا جعلنا على قلوبهم اكنة ان يفقهوه وفي اذانهم وقرا وان تدعهم الى الهدى فلن يهتدوا اذا ابدا
Kendilerine Rablerinin kanıtları hatırlatıldıktan sonra, ne yaptıklarının farkında olmayarak onları göz ardı edenlerden daha fena kimlerdir. Sonuç olarak, onu (Kuran’ı) anlamalarını engellemek için kalpleri üzerine örtüler yerleştiririz ve kulaklarına da sağırlık. Böylece, onlara rehberlik etmek için ne yaptığının bir önemi kalmaz, onlara asla ama asla rehberlik edilemez.
Ayet Numarası: 18.58
Ayet Konusu
وربك الغفور ذو الرحمة لو يؤاخذهم بما كسبوا لعجل لهم العذاب بل لهم موعد لن يجدوا من دونه موئلا
Yine de senin Rabbin Bağışlayıcıdır, merhamet doludur. Eğer yaptıklarından dolayı onları hesaba çekseydi, onları hemen oracıkta yok ederdi. Bunun yerine, onlara önceden belirlenmiş belirli bir zamana kadar mühlet verir; sonra asla kaçamazlar.
Ayet Numarası: 18.59
Ayet Konusu
وتلك القرى اهلكناهم لما ظلموا وجعلنا لمهلكهم موعدا
Taşkınlıklarından ötürü yok ettiğimiz nice topluluk; biz onların yok oluşları için belirli bir zaman belirlemiştik.
Musa ve Öğretmeninden Değerli Dersler
Ayet Numarası: 18.60
Ayet Konusu
واذ قال موسى لفتاه لا ابرح حتى ابلغ مجمع البحرين او امضي حقبا
Musa hizmetkârına dedi ki “Ne kadar sürerse sürsün iki nehrin buluştuğu noktaya ulaşıncaya dek dinlenmeyeceğim.”
Ayet Numarası: 18.61
Ayet Konusu
فلما بلغا مجمع بينهما نسيا حوتهما فاتخذ سبيله في البحر سربا
Buluştukları noktaya ulaştıklarında balıklarını unuttular ve o da sinsice yolunu bulup nehre geri döndü.
Ayet Numarası: 18.62
Ayet Konusu
فلما جاوزا قال لفتاه اتنا غداءنا لقد لقينا من سفرنا هذا نصبا
Onlar o noktayı geçtikten sonra hizmetkârına şöyle dedi, “Haydi öğle yemeğini yiyelim. Tüm bu seyahat bizi iyice yordu.”
Ayet Numarası: 18.63
Ayet Konusu
قال ارايت اذ اوينا الى الصخرة فاني نسيت الحوت وما انسانيه الا الشيطان ان اذكره واتخذ سبيله في البحر عجبا
Dedi ki “Oradaki kayanın yanına ne zaman oturduğumuzu hatırladın mı? Balığa hiç dikkat etmedim. Onu unutmama yol açan şeytandı ve o da garip bir biçimde yolunu bulup nehre geri döndü.”
Ayet Numarası: 18.64
Ayet Konusu
قال ذلك ما كنا نبغ فارتدا على اثارهما قصصا
(Musa) dedi ki “Aradığımız yer orasıydı.” Geriye doğru adımlarının izini sürdüler.
Ayet Numarası: 18.65
Ayet Konusu
فوجدا عبدا من عبادنا اتيناه رحمة من عندنا وعلمناه من لدنا علما
Kendisini rahmetle nimetlendirdiğimiz ve kendi bilgimizden ihsan ettiğimiz kullarımızdan birini buldular.
Ayet Numarası: 18.66
Ayet Konusu
قال له موسى هل اتبعك على ان تعلمن مما علمت رشدا
Musa ona dedi ki “Sana ihsan edilen bilginin ve rehberliğin bir kısmını bana öğretmen için seni takip edebilir miyim?”
Ayet Numarası: 18.67
Ayet Konusu
قال انك لن تستطيع معي صبرا
O dedi ki “Benimle birlikte olmaya dayanamazsın.
Ayet Numarası: 18.68
Ayet Konusu
وكيف تصبر على ما لم تحط به خبرا
“Kavramadığın şeye nasıl dayanabilirsin?”
Ayet Numarası: 18.69
Ayet Konusu
قال ستجدني ان شاء الله صابرا ولا اعصي لك امرا
Dedi ki “TANRI irade ediyorsa beni sabırlı bulacaksın. Bana verdiğin hiçbir emre itaatsizlik etmeyeceğim.”
Ayet Numarası: 18.70
Ayet Konusu
قال فان اتبعتني فلا تسالني عن شيء حتى احدث لك منه ذكرا
O, “Beni takip edeceksen, hakkında sana anlatmayı tercih etmediğim sürece bana hiçbir şey hakkında soru sormayacaksın” dedi.
Ayet Numarası: 18.71
Ayet Konusu
فانطلقا حتى اذا ركبا في السفينة خرقها قال اخرقتها لتغرق اهلها لقد جئت شيئا امرا
Böylece gittiler. Bir gemiye bindiklerinde onda bir delik açtı. Dedi ki “Onun insanlarını boğmak için mi onda bir delik açtın? Sen korkunç bir şey yaptın.”
Ayet Numarası: 18.72
Ayet Konusu
قال الم اقل انك لن تستطيع معي صبرا
O dedi ki “Benimle birlikte olmaya dayanamazsın demedim mi?”
Ayet Numarası: 18.73
Ayet Konusu
قال لا تؤاخذني بما نسيت ولا ترهقني من امري عسرا
Dedi ki “Özür dilerim. Unutkanlığımdan dolayı beni azarlama; bana karşı çok sert olma.”
Ayet Numarası: 18.74
Ayet Konusu
فانطلقا حتى اذا لقيا غلاما فقتله قال اقتلت نفسا زكية بغير نفس لقد جئت شيئا نكرا
Böylece ilerlediler. Genç bir delikanlı ile karşılaştıklarında onu öldürdü. O da, “Başka birini öldürmemiş olan böyle masum bir kişiyi neden öldürdün? Sen çok korkunç bir şey yaptın” dedi.
Ayet Numarası: 18.75
Ayet Konusu
قال الم اقل لك انك لن تستطيع معي صبرا
Dedi ki “Sana benimle birlikte olmaya dayanamazsın demedim mi?”
Ayet Numarası: 18.76
Ayet Konusu
قال ان سالتك عن شيء بعدها فلا تصاحبني قد بلغت من لدني عذرا
O, “Eğer sana başka bir şey daha sorarsam, o zaman beni yanında tutma. Benden yeterince özür dinledin” dedi.
Ayet Numarası: 18.77
Ayet Konusu
فانطلقا حتى اذا اتيا اهل قرية استطعما اهلها فابوا ان يضيفوهما فوجدا فيها جدارا يريد ان ينقض فاقامه قال لو شئت لاتخذت عليه اجرا
Böylece devam ettiler. Belli bir topluluğa vardıklarında insanlardan yiyecek istediler, fakat onlar onları misafir etmeyi reddettiler. Çok geçmeden, çökmek üzere olan bir duvar buldular ve o, duvarı onardı. “Bunun için bir ücret talep edebilirdin!” dedi.
Her Şey İçin<br>İyi Bir Sebep Var
Ayet Numarası: 18.78
Ayet Konusu
قال هذا فراق بيني وبينك سانبئك بتاويل ما لم تستطع عليه صبرا
Dedi ki “Artık birbirimizden ayrılmak zorundayız. Fakat ben sana dayanamadığın her şeyi açıklayacağım.
Ayet Numarası: 18.79
Ayet Konusu
اما السفينة فكانت لمساكين يعملون في البحر فاردت ان اعيبها وكان وراءهم ملك ياخذ كل سفينة غصبا
“Gemiyi soracak olursan, o, yoksul balıkçılara aitti ve ben onu kusurlu hale getirmek istedim. Onları takip eden bir kral vardı, her gemiye zorla el koyuyordu.
Ayet Numarası: 18.80
Ayet Konusu
واما الغلام فكان ابواه مؤمنين فخشينا ان يرهقهما طغيانا وكفرا
“Delikanlıya gelince, ana-babası iyi imanlılardı ve biz onun taşkınlığı ve inkârı ile onlara yük olacağını gördük.*
Ayet Numarası: 18.81
Ayet Konusu
فاردنا ان يبدلهما ربهما خيرا منه زكاة واقرب رحما
“İrade ettik ki, Rabbin onun yerine doğruluk ve iyilik bakımından daha iyi olan başka bir oğul versin.
Ayet Numarası: 18.82
Ayet Konusu
واما الجدار فكان لغلامين يتيمين في المدينة وكان تحته كنز لهما وكان ابوهما صالحا فاراد ربك ان يبلغا اشدهما ويستخرجا كنزهما رحمة من ربك وما فعلته عن امري ذلك تاويل ما لم تسطع عليه صبرا
“Duvara gelince, o, şehirdeki iki yetim oğlana aitti. Onun altında, onlara ait bir gömü vardı. Babaları doğru bir adam olduğu için, Rabbin onların büyüyüp tam güçlerine kavuşmalarını, sonra da gömülerini çıkarmalarını istedi. İşte böyledir Rabbinden gelen rahmet. Ben bunların hiçbirini kendi irademle yapmadım. İşte dayanamadığın şeylerin açıklaması budur.”
Zu’l-Karneyn:<br>İki Boynuzu veya İki Nesli Olan
Ayet Numarası: 18.83
Ayet Konusu
ويسالونك عن ذي القرنين قل ساتلو عليكم منه ذكرا
Sana Zu’l-Karneyn hakkında sorarlar. De ki, “Size onun tarihinin bir kısmını aktaracağım.”
Ayet Numarası: 18.84
Ayet Konusu
انا مكنا له في الارض واتيناه من كل شيء سببا
Ona yeryüzünde otorite bahşettik ve ona her türlü imkânı sağladık.
Ayet Numarası: 18.85
Ayet Konusu
فاتبع سببا
Sonra o, bir yolu takip etti.
Ayet Numarası: 18.86
Ayet Konusu
حتى اذا بلغ مغرب الشمس وجدها تغرب في عين حمئة ووجد عندها قوما قلنا يا ذا القرنين اما ان تعذب واما ان تتخذ فيهم حسنا
Uzak batıya vardığında Güneş’i büyük bir okyanusta batarken buldu ve orada insanlarla karşılaştı. Biz, “Ey Zu’l-Karneyn! Dilediğin gibi yönetebilirsin; ister cezalandır, ister iyi davran” dedik.
Ayet Numarası: 18.87
Ayet Konusu
قال اما من ظلم فسوف نعذبه ثم يرد الى ربه فيعذبه عذابا نكرا
Dedi ki “Haddi aşanlara gelince, onları cezalandıracağız, sonrasında onlar Rablerine döndüklerinde, O onları daha fazla azaba uğratacaktır.
Ayet Numarası: 18.88
Ayet Konusu
واما من امن وعمل صالحا فله جزاء الحسنى وسنقول له من امرنا يسرا
“İman edip doğru bir hayat sürenlere gelince, onlar güzel bir ödül alırlar; biz onlara nazik davranacağız.”
Ayet Numarası: 18.89
Ayet Konusu
ثم اتبع سببا
Sonra başka bir yolu takip etti.
Ayet Numarası: 18.90
Ayet Konusu
حتى اذا بلغ مطلع الشمس وجدها تطلع على قوم لم نجعل لهم من دونها سترا
Uzak doğuya ulaştığında, Güneş’i, kendilerini ondan koruyacak hiçbir şeye sahip olmayan insanların üzerine doğarken buldu.
Ayet Numarası: 18.91
Ayet Konusu
كذلك وقد احطنا بما لديه خبرا
Elbette biz onun bulduğu her şeyin tamamen farkındaydık.
Ayet Numarası: 18.92
Ayet Konusu
ثم اتبع سببا
O, sonra başka bir yolu takip etti.
Ayet Numarası: 18.93
Ayet Konusu
حتى اذا بلغ بين السدين وجد من دونهما قوما لا يكادون يفقهون قولا
Savunma amaçlı yapılmış iki çitin arasındaki vadiye ulaştığında, dilleri zar zor anlaşılabilen insanlar buldu.
Yecüc ve Mecüc*
Ayet Numarası: 18.94
Ayet Konusu
قالوا يا ذا القرنين ان ياجوج وماجوج مفسدون في الارض فهل نجعل لك خرجا على ان تجعل بيننا وبينهم سدا
Dediler ki “Ey Zu’l-Karneyn! Yecüc ve Mecüc yeryüzünün bozguncularıdır. Onlarla aramıza bir bariyer oluşturman için sana ödeme yapabilir miyiz?”
Ayet Numarası: 18.95
Ayet Konusu
قال ما مكني فيه ربي خير فاعينوني بقوة اجعل بينكم وبينهم ردما
Dedi ki “Rabbim bana büyük ikramlarda bulundu. Eğer benimle iş birliği yaparsanız, ben sizinle onlar arasında bir set inşa ederim.
Ayet Numarası: 18.96
Ayet Konusu
اتوني زبر الحديد حتى اذا ساوى بين الصدفين قال انفخوا حتى اذا جعله نارا قال اتوني افرغ عليه قطرا
“Bana demir kütleler getirin.” İki çitin arasındaki boşluğu doldurduğunda “Körükleyin!” dedi. Kızgın ateş haline gelir gelmez, “Üstüne katran dökmeme yardım edin” dedi.
Ayet Numarası: 18.97
Ayet Konusu
فما اسطاعوا ان يظهروه وما استطاعوا له نقبا
Böylelikle, ona ne tırmanabildiler ne de ondan delikler açabildiler.
Ayet Numarası: 18.98
Ayet Konusu
قال هذا رحمة من ربي فاذا جاء وعد ربي جعله دكاء وكان وعد ربي حقا
Dedi ki “Bu, Rabbimden bir rahmettir. Rabbimin kehaneti gerçekleştiğinde, seddin parçalanmasına yol açacaktır. Rabbimin kehaneti gerçektir.”
Ayet Numarası: 18.99
Ayet Konusu
وتركنا بعضهم يومئذ يموج في بعض ونفخ في الصور فجمعناهم جمعا
O zaman onların birbirlerini istila etmelerine izin vereceğiz, sonra boruya üflenecek ve biz onları hep birlikte toplayacağız.
Ayet Numarası: 18.100
Ayet Konusu
وعرضنا جهنم يومئذ للكافرين عرضا
O gün Cehennemi inkârcılara sunacağız.
Ayet Numarası: 18.101
Ayet Konusu
الذين كانت اعينهم في غطاء عن ذكري وكانوا لا يستطيعون سمعا
Onlar, gözleri Benim mesajımı görmeyecek kadar perdeli olanlardır. Onlar işitemezlerdi de.
Ayet Numarası: 18.102
Ayet Konusu
افحسب الذين كفروا ان يتخذوا عبادي من دوني اولياء انا اعتدنا جهنم للكافرين نزلا
İnkâr edenler, kullarımı Benim yanıma tanrı olarak yerleştirmekle kurtulacaklarını mı zannediyorlar? Biz Cehennemi inkârcılar için ebedi kalış yeri olarak hazırladık.
Kendinizi Gözden Geçirin
Ayet Numarası: 18.103
Ayet Konusu
قل هل ننبئكم بالاخسرين اعمالا
De ki, “Size kaybedenlerin en kötülerinin kimler olduğunu haber vereyim mi?
Ayet Numarası: 18.104
Ayet Konusu
الذين ضل سعيهم في الحياة الدنيا وهم يحسبون انهم يحسنون صنعا
“Onlar, bu yaşamdaki işleri doğru yoldan tamamen sapmış olanlardır, gel gör ki onlar iyilik yaptıklarını zannederler.”
Ayet Numarası: 18.105
Ayet Konusu
اولئك الذين كفروا بايات ربهم ولقائه فحبطت اعمالهم فلا نقيم لهم يوم القيامة وزنا
İşte onlar, Rablerinin vahiylerini ve O’nunla karşılaşmayı inkâr edenlerdir. Bu nedenle işleri boşa çıkmıştır; Diriliş Günü’nde onların hiçbir ağırlığı yoktur.
Ayet Numarası: 18.106
Ayet Konusu
ذلك جزاؤهم جهنم بما كفروا واتخذوا اياتي ورسلي هزوا
İnkârlarına, vahiylerim ve elçilerimle alay etmelerine karşılık olarak adil cezaları Cehennemdir.
Ayet Numarası: 18.107
Ayet Konusu
ان الذين امنوا وعملوا الصالحات كانت لهم جنات الفردوس نزلا
İman edip doğru bir hayat sürenlere gelince, onlar ikametgâhları olarak saadet dolu bir Cenneti hak ettiler.
Ayet Numarası: 18.108
Ayet Konusu
خالدين فيها لا يبغون عنها حولا
Sonsuza dek orada kalırlar; onlar asla başka bir şeyle değiştirmek istemeyeceklerdir.
Kuran: İhtiyacımız Olan Her Şey
Ayet Numarası: 18.109
Ayet Konusu
قل لو كان البحر مدادا لكلمات ربي لنفد البحر قبل ان تنفد كلمات ربي ولو جئنا بمثله مددا
De ki, “Eğer Rabbimin kelamı için okyanus mürekkep olsaydı, hatta mürekkep tedarikini ikiye katlasak dahi, Rabbimin kelamı tükenmeden önce okyanus tükenirdi.”
Ayet Numarası: 18.110
Ayet Konusu
قل انما انا بشر مثلكم يوحى الي انما الهكم اله واحد فمن كان يرجو لقاء ربه فليعمل عملا صالحا ولا يشرك بعبادة ربه احدا
De ki, “Ben sizin gibi bir insandan fazlası değilim, bana sizin tanrınızın tek tanrı olduğu vahyediliyor. Rableri ile buluşmayı umanlar doğruluğa çalışsın ve Rabbinin yanında asla başka herhangi bir tanrıya tapmasın.”


